Main Menu

Yeni Eklenenler

Bize Ulaşın

Beta

Shares
Read Carefully

A Grubu Beta Hemolitik Streptokok Enfeksiyonları

A grubu beta hemolitik streptokoklar çocuk yaş grubunda akut farenjit (yutak iltihabı)   ve tonsillit (bademcik iltihabı)in en sık bakteriyel etkenidir. Akut farenjitlerin %85-90’ının virüs kaynaklı olduğu ve antibiyotik kullanımının yararsız ve gereksiz olduğu akılda tutulmalıdır.

A grubu beta hemolitik streptokoklar insandan insana damlacık yoluyla; enfekte yarayla temas yoluyla; gıdalara ve suya karışırlarsa bu gıdaların alınması yoluyla bulaşabilirler. Bu nedenle çok kişinin bir arada yaşadığı okul, kışla, yuva gibi ortamlarda bulaşma daha kolaydır. Bulaştırıcılık hastalığın ilk 3-5 gününde maksimumdur. Farenjit ve tonsillitte kuluçka dönemi kısadır. Mikrobu aldıktan 12-96 saat sonra bulgular başlar. Klasik bulgular yüksek ateş,   boğaz ağrısı, yutma güçlüğü baş ağrısı ve karın ağrısıdır. Bulantı-kusma görülebilir. Farenks ve tonsiller ileri derecede kırmızıdır. Tonsillerin üzerinde beyaz tanecikler şeklinde iltihap (kripta) görülebilir. Yumuşak damakta toplu iğne başı kadar küçük kanama odakları (peteşi) görülebilir. Boynun ön tarafındaki, lenf bezleri şişer. Klinik tablo 3-5 gün içinde düzelir.

Anneden plasenta aracılığıyla bebeğe geçen antikorlar nedeniyle süt çocuklarında nadiren görülür. Bağışıklık geçirilen alt tipe özgüdür (M proteinlerine göre 130’dan fazla alt tipleri vardır), genel bağışıklık bırakmaz.

Deride özellikle kaşıma, böcek sokması cilt bütünlüğünün bozulması zemininde gelişen yüzeyel iltihaplar (impetigo) oluştururlar. Kol, bacak, ağız çevresi, burun çevresi ve saçlı deride sık görülür. Önce içi dolu kesecik şeklinde başlar, ama çoğunlukla bu kesecik hızla patladığı için bu dönem fark edilmez. Keseciğin yeri iltihaplanır ve üzeri bir kabukla kaplanır. Kaşıntılıdır. Çocuk bu lezyonu kaşıdıktan sonra vücutta başka yerleri ellerse mikroorganizmayı taşıyıp yeni yaralar oluşmasına sebep verebilirler.

Ergenlik öncesi kız çocuklarda, henüz vücutta östrojen olmaması nedeniyle koruyucu asit salgılayan vajina florası gelişmediğinden vajinal akıntı, genital bölgede kızarıklık, idrar yaparken yanma vb. bulgularla ortaya çıkan vajinit tablosunun en sık etkenidirler.

Kızıl hastalığı isim benzerliği nedeniyle kızamık vb. virüs hastalıklarıyla karıştırılır. Aslında kızıl A grubu beta hemolitik streptokokların yaptığı, bakteriyel bir enfeksiyondur. Eritrojenik toksin (pirojenik ekzotoksin A , B, C) denilen bir salgı oluşturabilen streptokok alt grupları bu toksin nedeniyle ateş, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, titreme, kusma gibi bulguların yanı sıra hastalığın başlangıcından 12-48 saat sonra ortaya çıkan döküntülü bir tablo da oluşturabilirler. Döküntü önce kasık, koltukaltı gibi kıvrım yerlerinde başlar. 24 saat içinde yüz dışında bütün vücuda yayılır. Ellendiği zaman zımpara kağıdı gibi pütürlü bir his verir. Kaşıntı olabilir.

Kızıl hastalığında dil hastalığın evresiyle değişen bulgular gösterir. İlk günlerde ucu ve kenarları kırmızı, üzeri beyaz pasla kaplıdır. 1-2 gün içinde dil üzerindeki tat alma organcıkları belirginleşir ve dil beyaz çilek görünümü alır. 2-3 gün içinde beyaz kabuk soyulur ve dil kırmızı çilek görüntüsü alır.

Tüm streptokok enfeksiyonları gibi kızıl da antibiyotikle tedavi edilir. İyileşme döneminde deride pullanma tarzı, tabaka şeklinde, hatta bazen ellerde eldiven parmağı tarzında soyulmalar olabileceği unutulmamalıdır.

A grubu beta hemolitik streptokok enfeksiyonlarında tanı çoğunlukla muayene bulgularıyla konabilir. Kesin tanı için örnek alıp kültürde mikroorganizmanın üretilmesi, ya da kanda salgıladığı enzim seviyelerinde (ASO, AntiDNase B vb.) yükselmenin saptanması esas alınır. Günümüzde boğaz sürüntüsünde beta hemolitik streptokokun varlığını saptayan hızlı antijen arama testleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu testlerde yaklaşık %20 civarı kaçırma riski olduğu akılda tutulmalıdır.

A grubu streptokoklar hastalık yapmadan da boğazda bulunabilirler. Çocuklarda kolonizasyon yani taşıyıcılık oranı %15-20 civarıdır. Bulaştırıcılıkta taşıyıcıların önemi büyüktür. Farengeal taşıyıcılık için tedavi gerekmemekle birlikte evde ARA (Akut Romatizmal Ateş) geçirmiş kişi varlığı vb. nedenlerle tedavi verilmesi gereken durumlarda da klasik tedavilerle mikroorganizmanın taşıyıcılığının ortadan kaldırılması oldukça güç olabilmekte, antibiyotik kombinasyonları gerekebilmektedir.

A grubu beta hemolitik streptokokları ciddi bir toplum sağlığı problemi haline getiren durum geçirilmiş ve uygun şekilde tedavi edilmemiş streptokok enfeksiyonlarından sonra gelişebilen akut romatizmal ateş ve akut poststreptokoksik glomerulonefrit tablolarıdır.

Akut Romatizmal Ateş (ARA) çocuklarda görülen edinsel kalp hastalıklarının en sık nedenidir. Tedavi edilmemiş veya yetersiz tedavi edilmiş A grubu  beta hemolitik streptokok enfeksiyonlarının bir geç komplikasyonudur.  5-15 yaş arası sık görülür. Hastalığın ortaya çıkış mekanizması olarak vücudun mikroorganizmaya yanıt olarak ürettiği antikorların vücut dokularına çapraz reaksiyon vererek zarar verdiği kabul edilmektedir. Vücut dokularıyla mikroorganizmanın proteinleri arasındaki bu benzerlikten dolayı vücut kendi dokularını da “yabancı” olarak algılar ve doku zedelenmesi ortaya çıkar. Eklem kıkırdağı; kalp kası (miyokard), kalp kapakçık dokusu, merkezi sinir sisteminin bazı bölgeleri (subtalamus, kaudal nükleus) çapraz reaksiyondan etkilenen organ ve dokulardandır.

Bulgular genelde geçirilmiş A grubu beta hemolitik streptokok enfeksiyonundan 2-3 hafta sonra ortaya çıkar. Kardit (kalp tutulumu); Poliartrit (eklem tutulumu); Kore (merkezi sinir sistemi tutulumu); Eritema marginatum (deri tutulumu); derialtı nodülleri major bulgulardır. Boğaz kültüründe üreme; ASO, Anti DNase gibi enzim ölçümlerinde artış; hızlı antijen testi (Strep A) pozitifliği gibi A grubu beta hemolitik streptokok hastalığını gösteren laboratuvar bulguları da destekleyicidir.

ARA tanısı konan kişiler kalp tutulumu olup olmamasına göre düzenlenmiş protokollerle tedavi edilirler. Primer korunma A grubu beta hemolitik streptokok enfeksiyonlarının önlenmesi için temizlik ve eğitim konularına önem verilmesi; A grubu beta hemolitik streptokok farenjiti veya tonsilliti geçiren çocukların zamanında tanınıp uygun şekilde ve uygun süre tedavi edilmesidir. ARA geliştikten sonra geçirilecek her beta enfeksiyonu ARA tablosunda alevlenmelere ve ilerlemeye yol açacağından bu kişiler kalp tutulumu olup olmadığı baz alınarak 21 yaşına dek veya kalp tutulumu olanlarda ömür boyu antibiyotik proflaksisine alınırlar. 3 haftada bir kas içi veya her gün ağızdan koruyucu antibiyotik kullanırlar.

Akut poststreptokoksik glomerulonefritte (APGN) streptokok enfeksiyonunu izleyen 1-3 haftalık belirtisiz bir dönem sonrası tansiyon yüksekliği, idrar renginde koyulaşma, idrar miktarında azalma, vücutta şişlik vb. bulgularla ortaya çıkan böbrek hastalığı tablosu gelişebilir. Bu tablo da direkt streptokokların yaptığı bir iltihabi hastalık değildir. Vücudun streptokoklara karşı oluşturduğu antikorlar mikroorganizmaya saldırınca oluşan antijen+ antikor kompleksi böbreğin süzme yapan bazal membranına zarar verir. Nefrit yapan tüm streptokok alt gruplarındaki antiijenik yapı ortak olduğu için APGN, ARA’nın aksine tekrarlamaz ve koruyucu antibiyotik kullanımı gerektirmez.

A grubu beta hemolitik streptokoklarda henüz hiç penisilin grubu veya sefalosporin grubu antibiyotik direnci bildirilmemiştir. Tedaviye bulguların başlamasından sonraki ilk 9 gün içinde başlansa dahi ARA gelişme riski ortadan kalkar. Tedavinin uygun doz ve sürede kullanılmasına dikkat edilmeli klinik bulgular düzeldi diye tedavi erken sonlandırılmamalıdır.

Yazan ve Derleyenler:

Dr. Gülay Kara, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Muayenehane Hekimi

Leave a reply

Haber Bülteni

Bültenimize kayıt olun ve bizden haberdar olun.

Kayıt olarak Yasal Metnimizi kabul etmiş sayılırsınız.

Top