Duygular: Farkında mıyım?

Önemli Noktalar

Geçen gün bir yere gidiyorum birden öndeki arabanın önüne on yaşlarında bir çocuk fırladı. Neyseki şöför frene asıldı ve acı bir fren sesiyle son anda araba durabildi. Babası çocuğun arkasından koştu ve ona öyle bir tokat patlattı ki sormayın. Çocuk tabii ki ağlamaya başladı. Gözlerim faltaşı gibi açılmış, kalp atışlarım hızlanmış, nefesimi tutmuş bir şekilde olayı seyrederken, zaten deli gibi korkan çocuğun, bir de üstüne tokat yediğini gördüğüme çok üzüldüm. Gelin beraber üzerine bir düşünelim. Sizce babanın asıl duygusu neydi bu olayda? O da aslında korktu, çok endişe etti ve muhtemelen çaresiz hissetti değil mi? Ama bizim toplumumuzda genelde erkekler korkuyu, üzüntüyü, çaresizlik duygusunu gösteremez, sadece öfke ve siniri gösterirler. Erkekler ağlamaz diye şarkımız bile var bizim. Otantik duygu denilen asıl duyguları değil, raket duygu denilen ve gösterilmesi ebeveyn figürleriniz, toplum, kültür tarafından onaylanan duyguları göstermeye izinliyiz. Peki ya sizin çocukluğunuza dönecek olursak, nasıldı çocukluğunuz? Bu sorular üzerinde düşünmek kendi ebeveynlik deneyiminizi, çocuğunuza karşı duygularınızı, pek çok davranışı neden yaptığınızı da anlamanıza ve kriz zamanlarında daha çok anda kalarak farklı seçimler yapmanıza destek olabilir. Ayrıca sıkça önerdiğimiz gibi çocuklarınıza duygularınızı aynalamak öncelikle kendi duygularınızın farkındalığı ile mümkün oluyor. Üzerinde düşünmeye değer bulduğum bu yazıdaki tüm sorular, belki cevapları bugün çocuğunuza yemek yedirirken, yıkarken belki sabah uyandırırken ya da akşam uyuturken hissettiğiniz duyguları anlamanızı kolaylaştırabilir diye umuyorum. Anne ve babalarınızı nasıl tarif edersiniz? Acaba canınız yandığında, anne babalarınızın yanına gittiğinizde size nasıl davrandılar? Uyandığınızda ya da uyumadan az önce nasıldılar? Size nasıl yemek yedirdiler, çabuk çabuk iş bitsin diye mi yedirdiler, tok olmamıza rağmen ağzınıza mı tıktılar? Keyifle yemenize izin verdiler mi? Abim anlatır mesela kulakları çınlasın, lokmanı bırakma arkandan ağlar, kovalar derlermiş bizimkiler. Kendisi 170 kilolara çıktı bir ara. Tok olsam da bırakamıyorum tabağımda diyordu. Hala ne kadar etkili değil mi? Tek bir şey, nasıl yemek yedirildiğiniz bile şu an hayatınızda etkisini  gösteriyor olabilir. Bedenimiz hiç bir şeyi unutmuyor. O yüzden iyi yaşam zihin, beden ve ruh sağlığından oluşuyor. Yemek yemenize bakın; az mı çok mu, hızlı mı yavaş mı? Çocuğunuz yemek yerken neler hissediyorsunuz? Ona ne söylüyorunuz? Peki ya duygularınız onlar ne alemde, duygularınızı fark edebiliyor ve isimlendirebiliyor musunuz? Emel Hoca Nacar, Kidokit Editörü, Eğitimci, Ebeveyn Danışmanı & Koç

Çocuk Gelişim Uzmanınız Kidokit

İlginizi çekebilecek diğer İçerikler

34. Hafta gelişim

Kidokit’le haftalık buluşmamıza hoş geldiniz. Bebeğiniz artık büyüyor ve ileride kendi ayakları üzerinde durabilen, özgüveni yüksek bir birey olması için yapabileceğiniz en güzel şeylerden birini

İlişkinize yaratıcılık katın!

Çocuklarımız büyürken sizlere yol arkadaşlığı yapmayı çok önemsiyoruz. Ve biliyoruz ki bir çocuğun üçüncü ebeveyni de aslında anne babasının ilişkisidir. İstedik ki siz ebeveynlik rolünüzü

Emeklemenin önemi

Önemli Noktalar Çoğu zaman yürümenin emeklemeden daha üst gelişim basamağı olması düşünülsede, emeklemenin faydalarını ve bu dönemde bebeğin vücuduna ve gelişimine olan katkılarını göz ardı

Dijital dünya ve çocuklarımız

Önemli Noktalar Dijital dünya artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası, ancak çocukları dijital dünyadan ayrı tutmak gittikçe zorlaşıyor. 0-6 yaş, çocukların somut materyalleri 3-boyutlu halleriyle dokunarak