Main Menu

Yeni Eklenenler

Ebeveynin işlevi

3 Aralık, 2019

Çocuklar ve korkuları

2 Aralık, 2019

Bize Ulaşın

Anne sütünün yapısı

Shares
Read Carefully

Ol­gun sü­tün %88’i su, %55’i yağ, %37’si kar­bon­hid­rat ve %8’i pro­te­in­dir. An­ne sü­tün­de­ki baş kar­bon­hid­rat lak­toz­dur (süt şe­ke­ri). Sü­tün ka­lo­ri­si­nin yüz­de kır­kı­nı sağ­lar ve ener­ji ver­di­ği gi­bi ba­ğır­sak­lar­da kötü bak­te­ri üre­me­si­ni ön­le­yen asidik bir or­tam ya­ra­tır. Bağırsaklarda oluşan yardımcı iyi bağırsak bakterilerinin oluşumunu da hızlandırır. Laktoz ayrıca merkezi sinir sisteminin de gelişmesini sağlar, kalsiyumun emilimini hızlandırarak kemik gelişimini destekler.

Anne sütünün içindeki yağ­ların özelliklerinden söz etmiştik. Anne sütü içindeki yağlar süt­te­ki ka­lo­ri­nin yüz­de el­li­si­ni oluş­tu­rur. An­ne sü­tün­de bu­lu­nan uzun zin­cir­li çok­lu doy­ma­mış yağ asit­le­ri, bey­nin ve gör­me fonk­si­yo­nu­nun ge­li­şi­mi için çok önem­li­dir. Yağ­lar hüc­re­le­rin dış yü­zey­le­ri­nin ya­pı­sı­nı oluş­tu­rup, yağ­da eri­yen vi­ta­min ve hor­mon­la­rı ta­şı­yı­cı iş­le­vi gö­rür­ler.

Ol­gun süt­te, ko­los­trumda­kin­den da­ha az pro­te­in bu­lu­nur. Za­man­la bu da­ha da aza­lır. An­cak bi­yo­lo­jik de­ğe­ri çok yük­sek ol­du­ğu için, al­tı aya ka­dar ih­ti­ya­cın ta­ma­mı­nı kar­şı­lar. An­ne sü­tün­de­ki pro­te­inler naif yapıda, özel ve sadece anne sütünde bulunabilir çeşitliliktedir. Bebeğin sağ­lık­lı bü­yü­me­si­ni sağ­lar. Mikropları yok edici özelliğinden dolayı da bebeği hastalıklardan korur. Anne sütündeki proteinlerin bebeğin bağırsaklarından geçişi kolaydır. Çünkü anne sütündeki protein insan yavrusunun hazmına uygundur. Bebeği zorlamaz ve hazım şikâyeti, gaz problemi yaşatmaz. Oysaki süt formüllerindeki protein her ne kadar bebeğin hazmına uygun hale getirilse de inek sütü proteini olup, kabadır, emilimi zordur ve bebeğin bağırsaklarında gaz ağrılarına, hazımsızlığa yol açabilir. Ayrıca sütünüzün sizin yediğiniz besinlere göre değişen tadı, bebeğinizin tat alma duyusunda farkındalık yaratır. Aile geçmişinde alerji olan bebeklerde daha az alerji riski olmakta ve muhtemelen diyabete karşı korunma sağlanmaktadır. Anne sütü ile beslenen bebekler daha düşük kan basıncı, daha düşük kolesterol ve hayatlarının ileriki aşamalarında daha az obezite riski taşır.

 Su ve tuz: Emen be­bek­le­re ay­rı­ca su içi­ril­me­si­ne ge­rek yok­tur. Çün­kü an­ne sü­tü­nün yüz­de sek­sen se­ki­zi su­dan olu­şur ve su­da­ki tüm mi­ne­ral­le­ri içe­rir. Eğer be­bek, ve­ri­len su­yu red­det­me­den içi­yor­sa, an­ne sü­tü ye­ter­li de­ğil de­mek­tir. An­ne sü­tün­de­ki tuz ora­nı çok dü­şük ol­du­ğu için bu­nu dı­şa­rı at­ma­sı için ay­rı­ca su içi­ril­me­si­ne de ge­rek yok­tur. Em­zir­me­ye ilk baş­lan­dı­ğın­da ge­len ön­ süt çok su­lu­dur ve be­be­ğin ih­ti­yaç duy­du­ğu tüm su, bu ön süt­ten kar­şı­la­nır. Em­zir­me­nin so­nu­na doğ­ru ge­len süt ise yağ açı­sın­dan zen­gin­dir ve be­be­ğin tam doy­ma­sı­nı sağ­lar.

 

Vitaminler: An­ne sü­tü­nün do­ğal bir vi­ta­min den­ge­si var­dır. A, B, C ve E vi­ta­min­le­ri­ni içe­rir. Anne sütündeki kolesterolün D vitamini içerdiğinden bahsetmiştik ancak kış aylarında çocuk doktoru ağızdan D vitamini önerebilir. Gelişim açı­sın­dan be­bek­le­rin gü­neş­li gün­ler­den fay­da­lan­ma­sı­nı sağ­la­ma­lı­sı­nız. Bunun yanı sıra gü­neş ışı­ğı­nın sağ­la­ya­ca­ğı D vi­tamini açısından güneşli günlerde bebeğinize güneş banyosu (yaz aylarında kısa süreli ve ışınların dik olmadığı sabah 10.00 akşam ise 16.00’dan sonra) yaptırmalısınız. An­ne sü­tün­de­ki bu vi­ta­min­ler, pros­tag­lan­din­ler, en­zim­ler be­bek­te il­ti­ha­bi olay­la­rın ge­li­şi­mi­ni de en­gel­ler.

An­ne sü­tün­de­ki bi­le­şen­ler, be­be­ğin ba­ğı­şık­lık sis­te­mi­ni de dü­zen­ler ve için­de­ki im­mü­nog­lob­lin­ler be­be­ği mik­ro­or­ga­niz­ma­la­ra kar­şı ko­rur. Ya­pı­lan araş­tır­ma­lar­da an­ne sü­tü ile bes­le­nen be­bek­le­rin ti­mus be­zi (gö­ğüs boş­lu­ğu­nun ön ve üst kıs­mın­da bu­lu­nan, lenf do­ku­sun­dan ya­pı­lı iki par­ça­dan olu­şan, T hüc­re­le­ri sal­gı­la­yan bir bez) süt for­mül­le­ri ile bes­le­nen be­bek­le­re gö­re, iki kat da­ha bü­yük bu­lun­muş­tur. Em­zir­me sü­re­si uza­dı­ğın­da bak­te­ri­le­re kar­şı ko­ru­yu­cu et­ki­si olan li­zo­zim dü­ze­yi de art­mak­ta­dır. An­ne sü­tün­de­ki ka­ze­in, mik­ro­or­ga­niz­ma­la­rın be­be­ğin, mi­de, ba­ğır­sak ve so­lu­num yo­lu­na tu­tul­ma­sı­nı en­gel­ler.

An­ne sü­tü­nün bes­le­yi­ci ve en­fek­si­yon­lar­dan ko­ru­yu­cu özel­li­ği­nin ya­nın­da, vü­cu­dun bi­yo­lo­jik iş­lev­le­ri­ni dü­zen­le­yi­ci et­ki­si de bu­lun­mak­ta­dır. Sin­di­rim ve so­lu­num yol­la­rı baş­ta ol­mak üze­re çok sa­yı­da or­ga­nın bü­yü­me ve ge­li­şi­mi­ni dü­zen­ler. Bü­yü­me fak­tör­le­ri özel­lik­le ko­los­trum­da yük­sek­tir. Ol­gun süt­te­ki bü­yü­me fak­tör­le­ri de ih­ti­ya­cı kar­şı­la­ya­cak dü­zey­de kal­ma­ya de­vam eder.

Be­bek an­ne sü­tü emer­ken bi­be­ro­na gö­re yüz­de alt­mış da­ha faz­la ener­ji har­car. An­ne sü­tü emen be­bek­ler ağız, dil, çe­ne, da­mak ve gırt­lak kas­la­rı­nı kul­lan­dık­la­rın­dan, düz­gün bir çe­ne ve diş ya­pı­sı sağ­lar. Öte yan­dan be­bek, an­ne me­me­siy­le em­me haz­zı­nı da da­ha yo­ğun şe­kil­de tat­min eder.

Sinir ve kan da­mar­la­rı açı­sın­dan zen­gin olan gö­ğüs uç­la­rı ka­dı­nın en du­yar­lı nok­ta­la­rın­dan bi­ri­dir. Doğum sonrası ilk emzirmede bebeğinizin emme performansını değerlendirmeniz çok önemlidir. Emme refleksi güçlü olan ve uzun süre emmek isteyen bebeğinize 10 dakikayı geçmeyecek şekilde her iki göğsünüzü dönüşümlü olarak istediği kadar emzirebilirsiniz. Bu göğüs uçlarınızın yaralanmasını ve tahrişini engeller. Eğer meme ucunu zor yakalıyor ve birkaç dakika emip uykuya dalıyorsa; yanağını, çenesinin altını okşayarak, ayak tabanlarını kaşıyarak, ağzına yakın bir noktadan göğüs areolasına parmak ucunuzla küçük vuruşlar yaparak emme refleksini uyarabilirsiniz. Böyle uyuyarak aralıklı emen bebekler göğsünüzde uzun süre kalabilir. Çünkü uyuklamalar arasında toplam emme süresi zaten 10 dakikayı geçmeyecektir.

Emzirmenin ilk günlerinde göğüs uçlarınızı korumanın yollarından biri de, kuru kalmasına dikkat etmenizdir. Göğüs ucu kreminizi kullanırken, kurumadan, nemli iken kremi uygulamayınız. Emzirmeye başladığınız andan itibaren artan prolaktin hormonu göğüs dokusundaki süt üretimini faaliyete geçirir, kan damarları genişler ve sıcaklık artar. Nemli bırakmak ve kapatmak ise mantar-pamukçuk (candida) başlamasına yol açar.

Pamukçuk (Candida) : Göğüs uçlarınız aniden yaralı, pembe ya da kaşıntılı hale geldiyse ve emzirme sırasında ya da aralarında göğsün derinlerinde zonklama oluyorsa, siz ya da bebeğinizde pamukçuk olabilir. Bu, çok sık rastlanan bir sorundur ve doktorunuzun hem sizi hem bebeğinizi tedavi etmesi gerekir. Böylece emzirmeye devam edebilirsiniz. Em­me, gö­ğüs uç­la­rı için bir trav­ma­dır. Bu ne­den­le ilk gün­ler­de be­be­ği­niz em­di­ği sı­ra­da ağ­rı du­ya­bi­lir­si­niz. An­cak da­ha son­ra bu trav­ma­ya alı­şır ve 15 gün ile 1 ay so­nun­da gö­ğüs uç­la­rı­nız ağ­rı­ma­dan be­beğinizi uzun süre emzirebilirsiniz.

Yazan: Ayşe Öner

Leave a reply

Yeni Eklenenler

Ebeveynin işlevi

3 Aralık, 2019

Çocuklar ve korkuları

2 Aralık, 2019

Haber Bülteni

Bültenimize kayıt olun ve bizden haberdar olun.

Kayıt olarak Yasal Metnimizi kabul etmiş sayılırsınız.

Top