Main Menu

Yeni Eklenenler

Bize Ulaşın

Yaratıcı drama ve çocuk

Paylaşım
Dikkatli Okuyun

Günümüz ebeveynleri olarak çocuklarımızı bir araya getirdiğimizde hepsinin farklı yerlerde oynadığını, beraber bir oyun kuramadıklarını yada oyun oynarken sıklıkla çeşitli çatışmalar çıktığını gözlemlemişizdir. Kendi çocukluğumuza baktığımızda ise bu tip çatışmaların daha az yaşandığını yada bu gibi durumların ebeveyn müdahalesine gerek kalmadan kendi kendine çözüldüğünü hatırlarız. Eskiden ebeleme, saklambaç, don-ateş, yakan top, ip atlama vb. gibi oyunlarda tüm enerjisini boşaltabilen ve sıklıkla bir araya gelerek sosyalleşebilen çocuklar, günümüzde yerini zamanlarının çoğunu bir yetişkin gözetiminde kontrollü bir ortamda geçiren çocuklara bıraktılar. Sokakta oyun oynamak hem git gide betonlaşan kentler hem yaşanan teknoloji devrimi hem de güvenlik vb. kaygılarımız yüzünden giderek unutulan bir eylem haline geldi. Sokak oyunlarında mızıkçı damgası yememek için olumsuz yanlarını törpüleyen çocuklar, nadiren bir araya gelebildikleri bu kıymetli zamanı sadece kendileri yönetmek isteyen, grupla hareket edemeyen, sıklıkla liderlik çatışmaları yaşayan günümüz çocuklarına dönüştüler.

Şimdilerde hayatımıza giren yaratıcı drama kavramı beraberinde getirdiği bir çok fayda ve oyunun iyileştirici gücüyle günümüz çocuklarının yarasını saracak bir yara bandı olma özelliği taşıyor diyebiliriz. Genellikle özel okullarda sosyal kulüp yada ders olarak karşımıza çıkan drama nedir? Çocuklar için ne gibi faydaları var? sizinle paylaşmak istedik.

Yaratıcı drama günümüzde sıklıkla dramatizasyonla karıştırılmaktadır. Okullar veya veliler, yaratıcı drama eğitimini almış eğitmenlerden yıl sonunda çocuklara bir tiyatro oyunu hazırlaması beklentisine girmektedirler ki bu genellikle yanlış bir yaklaşımdır. Çünkü yaratıcı drama sürecine eğitim penceresinden bakarsak amaç, önceden belirlenmiş kazanımların süreç sonunda, katılımcılar (yetişkinler veya çocuklar) tarafından edinilmesidir. Bu açıdan bakıldığında yaratıcı dramayı tiyatrodan ziyade bir “alternatif bir eğitim metodu” olarak görmek daha uygundur. Örneğin bir drama eğitmeni, drama yöntemini kullanarak günümüzde ebeveynlerin gündeminde olan akran zorbalığı, mahremiyet, gruplaşma, sınav stresiyle baş etme gibi konuları işleyerek hem çocukların empati kurmasını hem de bu konuları irdeleyeyerek bilinçlenmelerini sağlayabilir.

Ömer Adıgüzel Eğitimde Yaratıcı Drama adlı kitabında yaratıcı dramayı şöyle tanımlar “Yaratıcı drama, bir grubu oluşturan üyelerin yaşam deneyimlerinden yola çıkarak bir amacın, bir düşüncenin doğaçlama ve rol oynama gibi tiyatro tekniklerinden yararlanarak canlandırılmasıdır. Bu süreç deneyimli bir eğitmen eşliğinde ve uygun bir mekanda yürütülür.”

Türkiye’de yaratıcı drama çalışmalarının öncüsü olan İnci San ise eğitimde yaratıcı dramanın getirdiği faydaları şöyle açıklar; Eğitimde yaratıcı drama, özellikle okullardaki çeşitli öğrenim basamaklarında çocuğa kendini tanımayı, yeti ve yeteneklerini keşfetmeyi, grup arkadaşlarını tanımayı, kendini onların yerine koyabilmeyi, bir düşünceyi çeşitli yönleriyle irdeleyebilmeyi, oynayarak ve yaşayarak öğrenmeyi sağlamaktadır. (San, 1991)

Yaratıcı drama yaratıcılığı geliştirir, çocuğun kendini tanımasını sağlar, iletişim becerilerini, empati becerisini, dil ve sözel ifade becerisi geliştirir, çocuğun demokratik tutum ve davranış geliştirmesini sağlar.

Eğitim sistemimizin daha çok görsel ve işitsel olarak sunulmasının getirdiği dezavantajları drama ile yıkacağımıza inanıyor, ve dramanın ülkemizdeki eğitim sistemine daha çok hizmet etmesini diliyorum.

Yazan ve derleyen: Melis Tanrıverdi / Drama eğitmeni

Yorum yapın

Haber Bülteni

Bültenimize kayıt olun ve bizden haberdar olun.

Kayıt olarak Yasal Metnimizi kabul etmiş sayılırsınız.

Top