Main Menu

Yeni Eklenenler

Bize Ulaşın

 Ateş

Shares
Read Carefully

Ateş, bir savunma mekanizmasıdır

Ateş vücut sıcaklığının anormal yükselmesi olarak tanımlanır. Vücut mikroorganizmalara karşı kendini ısıtarak savunma yanıtı verir. Çünkü mikropların en rahat çoğaldığı sıcaklık bizim normal vücut sıcaklığımızdır.

Mikrop varlığında el ve ayaklardaki damarlar büzülerek ısı kaybı azaltılır. İlave ısı oluşturmak için vücut kas aktivitesini artırır, titreme olur. Ateş, vücudun hedeflediği dereceye ulaştığı zaman, titreme durur ve el ayak ısınır. Yani örnek olarak ateşi 38,5 derece ölçülen bir çocuğun eli ve ayağı soğuksa ateş henüz tepe noktasına ulaşmamış, hâlâ yükselecek demektir. Çocuklarımıza ateş düşürücü verirken bunu akılda tutmak yardımcı olur.

Ateşin bir savunma mekanizması olduğu göze alındığında ateşi illaki normal değerlere indirmek için uğraşmak gerekmez. 38,5 derecenin altına indirmek yeterlidir. Ateş metabolizmayı hızlandırdığı için normalin üzerindeki her bir derece için kalp dakikada 15-20 atım daha hızlı atar, solunum da 4-5 defa daha hızlanır.

Vücut ısısı, kişiye göre farklılıklar gösterebilir. Yine vücut ısısı gece gündüz dalgalanma gösterebilir. Vücut ısımızın en yüksek ölçüldüğü saatler 17:00-19:00 arasıdır. Aşırı giydirme, fiziksel aktivite, sıcak hava ve besinlerin sindirimi hastalık olmaksızın vücut ısısını yükseltebilir. Yarım saattir dinlenmekte olan ve uygun giydirilmiş bir çocukta 38 derecenin üzerindeki vücut sıcaklığı ateş olarak kabul edilmektedir. En uygun ateş ölçüm yöntemleri kulaktan infrared timpanik membran termometrelerle yapılmaktadır. Yine de kulak iltihabı varlığı veya dış kulak yolunda bulunan kulak kiri tıkacı (buşon) varlığında ve 3 aydan küçük bebeklerde ölçümlerin çok sağlıklı olamayabileceği hatırlanmalıdır.

Ateşi değerlendirirken ateşin derecesi ve süresi göz önünde tutulmalıdır.

38,5 dereceyi geçen ve her altı saatte bir (ateş düşürücülerin etkisi ortalama altı saat kabul edilir) hatta daha erken yükselen ateşler; daha düşük derecelerde olmakla birlikte üç günden uzun süren ateşler değerlendirme gerektirir. Ateşin yanında eşlik edebilecek kusma, öksürük, şuur bulanıklığı gibi bulgular alarm edicidir.

Ateş, özellikle yenidoğanlarda (hayatın ilk dört haftası) acil değerlendirme gerektirir. Kan, idrar, beyin omurilik sıvısı değerlendirmesi yapılarak sonuçlar çıkana dek hastanede yatırılıp damar yolundan tedavi edilmesi gerekir. 1-3 ay arası bebekler de ağır hastalıklar açısından risk altındadır. Tetkikler hastanın bulgularına göre planlanır.

Ateş düşürücüler, ateşin oluşum mekanizması üzerinden iş görür.

 Hipotalamustan prostaglandin sentezini engelleyerek ateşi düşürürler. Ateş, sıcak çarpması gibi ısı oluşumu ve ısı kaybı arasındaki dengenin bozulması sonucunda ortaya çıkmışsa ateş düşürücüler işe yaramayabilir. Bu durumda hastanın soğutulması ile ısının fiziksel olarak uzaklaştırılması gerekir.

Ateş düşürücü olarak en sık kullanılan madde asetaminofendir (parasetamol). Günde maksimum 60 mg/kg olacak şekilde, bölünmüş dozlarda kullanılabilir. Bir diğer seçenek de ibuprofendir. İbuprofen, maksimum 30-40 mg/kg ve 6-8 saat aralıklarla verilebilir. Ardışık ateş düşürücü uygulanması için kabul edilmiş standart bir uygulama yoktur. İki farklı ilaç arasında minimum iki saat olmak koşuluyla altı saatte bir parasetamol, sekiz saatte bir ibuprofen verilebilir.

Buharlaşma deri üzerinde serinletici etki yapar ve vücut ısısını düşürür. Deriyi ılık (banyo suyundan çok az daha serin) bir suyla silmek veya duş aldırmak yardımcı olabilir. Soğuk su uygulamak derideki damarları büzerek ısı kaybını büsbütün azaltır ve merkezi ateşin yükselmesine neden olabilir. Kasık, koltukaltı gibi kıvrım yerlerine, alnına ılık su ile ıslatılmış bezlerle kompres yapılabilir.

Dilerseniz konu ile ilgili videomuzu izleyebilirsiniz…

Yazan:

Dr. Gülay Kara, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Muayenehane Hekimi

Leave a reply

Haber Bülteni

Bültenimize kayıt olun ve bizden haberdar olun.

Kayıt olarak Yasal Metnimizi kabul etmiş sayılırsınız.

Top