Main Menu

Yeni Eklenenler

Bize Ulaşın

Çocuklarda vitamin ve mineral kullanımı

Paylaşım
Dikkatli Okuyun

Mikrobesinler adı altında toplanan mineral ve eser element eksiklikleri dünya çocuklarının sağlık sorunları arasında ilk sıralarda yer alır.

Mikrobesinler:

Günlük olarak çok düşük miktarlarda gerekli olmalarına karşın , pek çok enzimin ve hormonun yapılarına girmeleri; büyüme ve gelişmede görev almaları; bağışıklık sistemi ve üreme sistemi gibi sistemlerin işleyişinde rol almaları nedeniyle büyük önem taşırlar.

Mineraller :

Demir, çinko, iyot, selenyum, flor, kobalt, krom, bakır, mangan ve molibden eser elementleri oluşturur. Bor, arsenik ve silikon gibi elementlerin de çok düşük miktarlarda vücudumuzda görev yapıyor olabileceği konusunda araştırmalar devam etmektedir. Eser elementler vücutta kilogram ağırlık başına 50 miligramdan daha az miktarlarda  bulunurlar.

Demir: Demir hemoglobin, miyoglobin ve oksidatif enzimlerin yapısına girer. Eksikliğinde yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık gibi bulgular verebilir. Demir eksikliği anemi (kansızlık)’nin en sık nedenlerinden biridir. Dünyada yaklaşık 2 milyar insanda demir eksikliği olduğu tahmin edilmektedir. Özellikle 2 yaş altında ortaya çıkan demir eksikliğine bağlı ağır anemilerde mental ve psikomotor gelişim olumsuz etkilenir. Demir eksikliğinde kansızlığın yanı sıra beyaz kan hücrelerinin mikrop öldürücü etkinliği azaldığı için enfeksiyonlara eğilim artar.

Et, tavuk, balık ve karaciğer demirden zengin besinlerdir. Bu tip hayvansal gıdalardaki “hem” demiri daha kolay emilir ve vücut tarafından daha kolay kullanılır. Tahıl ve sebzelerdeki bitkisel yani “non-hem” demir ise daha zor emilir. Sebze ve tahıllar etle birlikte tüketildiklerinde “et faktörü” etkisiyle; C vitamini içeren gıdalarla birlikte alındıklarında ise demirin çözünürlüğü arttığından dolayı non-hem yani bitkisel demirim emilimi artar. Anne sütünde demir yoğunluğu düşük olmasına rağmen emilebilirliği yüksektir. İnek sütünde hem demir yoğunluğu düşüktür hem de emilimi zayıftır. Bu nedenle inek sütü alan bebeklerde erken dönemde demir eksikliğine bağlı kansızlık gelişebilir. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nın önerisiyle,bebeklerimize 4 aydan itibaren destekleyici dozda demir verilmektedir.

Çinko:

Çinko vücutta 300’den fazla enzimin yapısında yer alır. DNA ve RNA kodlanmasında rol alan proteinlerin yapısına girerek nükleik asitlerin yapısına girer. Yara iyileşmesi, büyüme ve gelişme, tat ve doku duyusu, bağışıklık sisteminin çalışması , enfeksiyonlara karşı direncin oluşmasında rol oynar. Antioksidandır. Çinko eksikliğinde büyüme-boy uzaması duraklar. Deri ve gözde yaralar oluşabilir. İshaller sıklaşır ve uzun sürer. Yara iyileşmesi gecikir.

İyot:

Tiroid hormonlarının yapımında rol alır. Yeterince iyot alınmadığı zaman veya tiroid hormonu yapımında bozukluk olduğunda hipotiroidi gelişir. Özellikle beyin ve sinir sisteminin gelişimi için en kritik dönemler olan anne karnında fetal dönem ve sonraki aylarda tiroid bezi yeterince çalışmazsa beyin fonksiyonları geri dönüşümsüz  olarak olumsuz etkilenebilir. Ülkemizde 1999 yılından beri sofra tuzlarının iyotlanması zorunlu hale getirilmiştir. İyot eksikliğine bağlı hipotiroidin önlenebilmesi için ev halkı iyotlu tuz kullanım oranı en az %90 olmalıdır. İyotlu tuzun, yemeğe pişirildikten sonra katılması, ışık geçirmeyen kap ve kuru ortamda saklanması, iyottan tam yararlanım için önemlidir.

Flor:

Diş yapısını sağlamlaştırır, asitlere karşı dişleri güçlendirir. Ağızdan alınabilir veya dişe lokal olarak uygulanabilir. Flor birçok ülkede içme suyundan karşılanır. Fazla flor alımının diş ve kemikleri zayıflatabileceği akılda tutulmalı ve sulardaki flor düzeyi izlenmelidir.

Selenyum:

Selenoproteinlerin yapısında yer alır. Bu proteinler antienflamatuar, antioksidan  olarak görev yapar ve tiroid hormonu sentezinde rol alırlar. Et ve sebzeler selenyum kaynağıdır.

Bakır:

Atomlar arası elektron transferi olan kimyasal tepkimelerde görev yapar. Solunum, enerji metabolizması ve DNS sentezinde rol oynayan enzimlerin yapısında yer alır. Oksijenle direkt reaksiyona girebildiği için serbest oksijen radikallerinin oluşumunu engeller. Bakır eksikliğine bağlı Menkes hastalığı ve dokularda aşırı bakır birikimiyle giden Wilson Hastalığı tanımlanmıştır. Karaciğer, et ürünleri, fındık ve deniz ürünleri bakırdan zengindir.

Mangan:

Karbonhidrat, aminoasit ve kolesterol metabolizmasında rol oynar. Kemik yapımında gereklidir. Tahıllar, fındık, yapraklı sebzeler ve çay bol mangan içerir.

Molibden:

Nükleik asit metabolizması ve demirin kullanılabilmesi için gereken ksantin oksidaz, aldehit oksidaz ve sülfit oksidaz enzimlerinin yapısına girer. Tam tahıllar, kuru fasulye, mercimek, patates, ıspanak ve diğer koyu yeşil sebzeler, bezelye, bira mayası, karaciğer molibden açısından zengindir.

Krom:

İnsülin hormonunun etkisini güçlendirir. Karbonhidrat, protein ve lipid metabolizmasında rol alır. Fıstık, yumurta sarısı, peynir, üzüm, maya ve istiridye krom açısından zengindir.

Yazan ve Derleyen:

Dr. Gülay Kara, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Muayenehane Hekimi

Yorum yapın

Haber Bülteni

Bültenimize kayıt olun ve bizden haberdar olun.

Kayıt olarak Yasal Metnimizi kabul etmiş sayılırsınız.

Top