Read Carefully
Kolik nedir?

Normal kilo alan sağlıklı süt çocuklarında yaşamın ilk 3 ayında görülen, 3 hafta civarı başlayan, haftada 3 günden daha sık, üç saatten uzun süren; minimum 3 hafta devam eden ağlama nöbetleri olarak tanımlanır. Genellikle “babaların işten gelme saatinde” yani akşam üstleri başlar. Bazen bebek yoruluncaya ve uyuyuncaya kadar (gece 01-02 civarı) devam edebilir. Ağlama ve huzursuzluk genellikle nöbetler şeklindedir. Nedeni konusunda kesin bir fikir birliği yoktur. Sindirim sisteminin tam olgunlaşmamış olması, annenin yediği gıdalara tahammülsüzlük, gaz oluşumu fazlalığı vb etkili olabilir. Doğadaki diğer canlıları düşündüğümüzde (bir kuzu doğar doğmaz yürüyebilir vb.) bizim bebeklerimizin dünyaya biraz daha “az donanımlı” geldiklerini kabul etmek gerekir. Bu nedenle başta sindirim sistemi ve sinir sistemi olmak üzere birçok sistem gelişimini dışarda tamamlar. Kolik etyolojisinde de bu “az gelişmişlik” açıklayıcı olabilir. Çünkü çözümde de en etkili faktör zamandır. 3 ay dolduktan sonra bulgular çoğu bebekte hızla düzelir.

Kolik nöbetlerinin öncesinde ve sonrasında bebek tamamen sağlıklı görünümdedir ve ateş, kusma veya ishal gibi ilave bulgular yoktur. Karın ağrısı nöbeti bazen bebeğin gaz çıkarması veya kaka yapması ile sona erebilir ve asıl sorunun “gaz” olduğu düşünülebilir. Ama bebeklerin büyük çoğunluğunda asıl neden gaz değildir. Kolik kelime anlamı olarak vurup kaçıcı tarzda ağrı anlamına gelir. Sakin sakin uyuyan bebek sanki bir şey batırılmışçasına aniden ağlamaya başlayabilir.

 Aşırı dar giysiler, ortam sıcaklığının veya giysilerinin fazla kalın olması, kalabalık, annenin aşırı çay, kahve gibi uyarıcı maddeler tüketmesi de bebeği huzursuz edebilir. Emzirmenin ardından bebeğin dik ve yüzü omuza gelecek şekilde tutularak sırtına hafif masajla gazını çıkarmasına yardımcı olunabilir.

Annenin rolü;

Annenin yediklerinin kolik oluşumundaki katkısı çok fazla olmamakla birlikte kuru fasulye, lahana, mercimek gibi gaz oluşturduğu kesin olarak bilinen gıdalardan uzak durmak akıllıca olur. Giderek artan sıklıkta bebeklerde inek sütü proteinine karşı alerjik reaksiyonlar görmekteyiz. Yenidoğan bebeklerin bağırsak geçirgenliği fazla olduğu için normalde emilmemesi gereken büyüklükteki proteinler de bağırsaktan kana geçip alerjik reaksiyon oluşturabilir. Erken dönemde bu tablo sadece karın ağrısı ve huzursuzluk olarak kendini gösterebilir. Bazen kakada mukus ve kan varlığı da tabloya eşlik edebilir. Böyle bebeklerin annelerinin diyetinden 2 hafta süt ürünlerini çıkarıp bebeği daha sonra tekrar değerlendirmek yardımcı olabilir.

Kolikle başa çıkmada ilk adım anneyi olabildiğince sakinleştirmektir. İdrar yolu iltihabı, kulak iltihabı, açlık vb. diğer huzursuzluk nedenlerini eleyerek, tartı kontrolleriyle bebeğin yeterli kilo aldığını anneye göstererek bunu sağlayabiliriz. Anne karnındaki ortamı hatırlatıcı elektrik süpürgesi, saç kurutma makinesi vb. titreşimli sesler, akşam üstü banyoları, özellikle göbek çevresine olmak üzere uygulanacak masajlar yardımcı olabilir. Bebeklerde gaz oluşumunu azaltıcı veya çıkarılmasını kolaylaştırıcı çok sayıda damla (simetikon ve probiyotik içerenler gibi), şurup vb. kullanılmakta. Doktorunuza danışıp bu tip desteklere başlanabilir. Rezene, kimyon vb. çaylar anneye içirilebilir. Anneler doğum sonrası gerginlik yaşıyorlarsa bebeği sakinleştirmek daha da zorlaşır. Bu durumda öncelik anneye verilerek ilk önce anneyi sakinleştirmek hedef alınmalıdır. Bu nöbetlerin anne babaların bir şeyleri eksik veya yanlış yapmasından kaynaklanmadığı, birkaç ay içinde bebeğin büyüyerek bu dönemi atlatacağı vurgulanmalıdır.

Yazan:

Dr. Gülay Kara, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Muayenehane Hekimi