Read Carefully

Diş çürüğü ülkemizde ve dünyada çocukluk çağının en sık görülen kronik (süreğen), mikrobik hastalığıdır. Yaşamımız boyunca karşılaşabileceğimiz ağız ve diş hastalıkları büyük oranda “önlenebilen” hastalıklar grubundadır.

Dişlerin serüveni;

Süt dişleri genelde bebekler 6 aylık olduğunda çıkmaya başlar. Diş çıkış zamanı ve sırasının ailevi özellik taşıdığı; ağzında dişle doğan bazı bebekler olabildiği gibi 14 aya dek altta bir sorun olmaksızın diş çıkmasının gecikebildiği bebekler de olduğu akılda tutulmalıdır. Genellikle ilk çıkan dişler alt-orta kesici dişlerdir. Bu dişleri üst orta kesici, üst yan-kesici, alt yan kesici dişler, 1. küçük azı dişleri, köpek dişleri ve 2. küçük azı dişleri izler. Sıralama değişken olabilir. Bazen doğumsal olarak süt dişleri eksik veya yapışık  (blok diş) çıkabilir. 2,5-3 yaş civarı süt dişi olarak adlandırılan ilk 20 dişin çıkışı tamamlanır.

İlk kalıcı diş 6 yaş civarı çıkan 1. büyük azı dişleridir.

Bu diş çıktığında henüz süt dişleri değişmeye/dökülmeye başlamamış olabilir. Bu diş tüm hayatımız boyunca ağzımızda olacağı için korunması çok önemlidir. 6 yaşta ilave olan 1. büyük azı dişleri ile diş sayımız 24’e; 12 yaşta çıkan 2. büyük azılarla 28’e ve 20 yaşta çıkan (herkeste çıkmayabilir) 3. büyük azılarla 32’ye ulaşır.

Diş minesi her ne kadar vücuttaki en sert madde olsa da besin artıklarının ağızda çürük oluşumuna yol açabilen bakterilerce parçalanmasıyla oluşan asitler nedeniyle aşınıp zayıflayabilir. Streptokokkus mutans ve Laktobasiller diş çürüğü için ana etken olan, şekeri parçalayıp asit oluşturan başlıca bakterilerdir. Streptokokus Mutans yetişkinlerin ağzında bol miktarda bulunur. Bebeklerin parmaklarını anne babalarının ağzına sokup sonra kendi ağızlarına sokması; biberon sıcaklığını anne/bakıcının ağzıyla kontrol etmesi; erişkinlerin bebekle aynı çatal, kaşık ve bardağı kullanmaları vb bu bakterinin bebeğimize de bulaşmasına neden olur.

Bazı hastalıklar nedeniyle ilaç kullanan bebek ve çocuklar (örneğin astımda inhale kortizon, epilepsi ilaçları); erken veya düşük doğum ağırlığıyla doğan bebekler; reflüsü olan bebekler; bağışıklık yetersizliği olan bebekler çürük gelişimi açısından daha risklidir. Süt dişlerinde oluşan çürükler kalıcı dişler için de risk oluşturacağı için önlenmeleri, erken tanı ve tedavileri büyük önem taşımaktadır.

Çürüklerden nasıl korunabiliriz?

Beslenmede şeker, nişasta gibi karbonhidratların tüketimini sınırlamak; meyve suyu yerine posalı meyve tüketimini tercih etmek; gazlı içeceklerden kaçınmak; sebze, meyve, tahıl, süt, peynir, yoğurt gibi sağlıklı besinlerle beslenmek; ortak kaşık-çatal kullanımından vb kaçınmak; içinde şekerli sıvı/mama vb. içeren biberonlarla çocuğun sürekli olarak şekerli gıda almasına ve dişlerin sürekli bu tip sıvılarla temas etmesine engel olmak önemlidir. Koruma için anne sütü alan bebeklerde ağız ve dişetleri kaynamış ılınmış suya batırılmış bir tülbent veya gazlı bezle beslenme sonrası ve yatmadan önce temizlenebilir. Çocuğun biberon ağzında uyumasına izin verilmez. Gece beslenmesinin özellikle 1 yaşından sonra kesilmesi sağlanır. 1 yaş altı yumuşak bir fırça ile veya gazlı bezle dişler temizlenir. 1-2 yaş arası anne –baba çocuklarının dişlerini fırçalarlar. 2-6 yaş arası bezelye büyüklüğünde florlu bir diş macunu ile dişler ebeveyn gözetiminde ve gerekirse ebeveyn  yardımıyla günde iki kez fırçalanır.

Dişleri korumak için lokal veya sistemik olarak flor uygulaması tartışmalı bir konudur. Flor diş minesini sağlamlaştırıp asitlere karşı direncini arttırır. Buna karşılık sistemik veya lokal olarak fazla flor alımı “florozis”e neden olur. Diş minesinde beyaz lekelenmeler ve yer yer zayıf alanlar ortaya çıkar. Bu nedenle sistemik yani ağız yoluyla flor desteği yapmak için içme ve kullanma sularındaki flor düzeyleri çok iyi bilinmeli ve mutlaka doktora danışılmalıdır.

Yerel olarak flor uygulanması diş macunlarıyla, ağız çalkalama sularıyla veya diş fırçası ile uygulanabilen jellerle yapılabilir. En sık kullanılanı diş macunlarıdır. Macun uygularken mercimek büyüklüğünü aşmamak, çocuğun tükürebileceği yaşa gelmesini beklemek önerilir. Az miktarda florun yutulabileceği akılda tutulmalıdır.

Dişlere lokal flor uygulaması florür vernikleri veya florlu jel ve köpükler aracılığıyla diş hekimlerince de yapılabilir. Dişlerin çiğneme yüzeylerinde bulunan girinti-çıkıntıları, delikleri gıda artığını birikmesine engel olmak için rezin esaslı bir maddeyle kaplamak olarak tanımlanabilen “fissür örtücü” uygulamalar özellikle yeni çıkan dişlere, 6 yaşta çıkan ilk kalıcı dişimiz olan 1. büyük azılara ve ömür boyu değişmeyen 2. ve 3. büyük azı dişlerine diş hekimlerince güvenle uygulanabilir. Uygulamada bebeğin ilk dişi çıkar çıkmaz bir pedodontiste yönlendiren hekimler de bulunmakla birlikte; genel uygulama uygun zamanda ağız ve diş temizliği, diş fırçalama ve doğru beslenme alışkanlıklarını kazandırmak ve denetlemek  koşuluyla 20 süt dişi çıktıktan sonra pedodontiste yönlendirme şeklindedir.

Yazan ve Derleyenler:

Dr. Gülay Kara, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Muayenehane Hekimi