Main Menu

Yeni Eklenenler

Ebeveynin işlevi

3 Aralık, 2019

Çocuklar ve korkuları

2 Aralık, 2019

Bize Ulaşın

1. Hafta gelişim

Shares
Read Carefully

Merhaba! Kidokit’le haftalık buluşmamıza hoş geldiniz.

Öncelikle sizleri bu özel süreci başarıyla geride bıraktığınız için kutluyoruz. Hamilelik çok güzel ancak zaman zaman zorlayıcı bir süreç. Şimdi ise hayatınızda yeni bir dönem başlıyor. Bir bebeğe can vermek ve onu büyütüp hayata hazırlamak bir yandan dünyanın en keyifli işlerinden biri iken bir yandan da en zorlu ve büyük sorumluluklarından biri.

İlk haftalar daha çok adaptasyon süreci oluyor. Sizin bebeğinizi; bebeğinizin de sizi tanıdığı yepyeni bir dönem. Bir anda farklı ve geniş kapsamlı sorumluluklarınız ortaya çıkıyor. Bebeğinizi yedirmek, altını değiştirmek, banyosunu yaptırmak, uyutmak, gazını çıkartmak derken günler hızla biraz da yorgunlukla geçecek. Ancak merak etmeyin bu sadece geçici bir dönem. Ayrıca artık yalnız değilsiniz. Kidokit ekibi olarak bu yolculuğunuzun her aşamasında size yardımcı olmaya çalışacağız.

Bu dönemi daha huzurlu ve keyifli yaşamak, en başta bebeğinizi koşulsuz olarak sevmekle mümkün. Bu sürece hazırlıklı başlamak ve bazı şeyleri belli bir sistem içerisinde yaparak kuracağınız düzen hem sizi hem de bebeğinizi ilerleyen dönemlerde çok rahatlatacaktır!

Artık her cumartesi mesajlarınızın gelen kutusunda bizden bir mesaj bulacaksınız! Haftalık yazılarımızla sizlerle buluşarak o haftalara ilişkin muhtemel gelişmelerden söz edeceğiz. Bazen de çocuk gelişimi ile ilgili bilgiler paylaşarak, okumanızın faydalı olacağını düşündüğümüz kaynaklardan ufak alıntılar yapacağız. Belirli bir konuda bilgiye ihtiyacınız olursa web sitemizi taramayı hatırlayabilirsiniz (www.kidokit.com). Sizler için yüzlerce farklı konuda ihtiyacınız olabilecek içerikler hazırladık.

Gelin birlikte bu dönemdeki genel gelişim özelliklerine değinerek ilk adımımızı atalım.

Bebeğinizin fiziksel gelişimi…

İlk olarak bebeğinizin fiziksel gelişimine değinmek istiyoruz. Fiziksel gelişim dediğimizde bir yandan bebeğinizin bedensel gelişimini (boy, kilo vb.) bir yandan da psikomotor gelişimini ele alacağız. Psikomotor gelişim bize zihin kas koordinasyonu arasındaki ilişkiye bağlı olarak ortaya çıkan becerileri anlatıyor.

Şayet doğuma kadar ki sürede bebeğinizin fiziksel açıdan nasıl bir gelişim sürecinden geçtiğini öğrenmek isterseniz Bebeğin anne karnında fiziksel gelişimi” isimli kısa yazımıza göz atmanızı öneririz.

Bebeğinizle ilk temasınız…

Bebeğiniz doğduğunda mümkünse bir süre çıplak olarak sizin kollarınıza verilmelidir. Bunu doktorunuzdan özellikle rica edebilirsiniz. (Bir anda aylardır rahatça yaşadığı anne karnından ışıklı, gürültülü ve hiç tanımadığı bir dünyaya gelen bebek için alışmış olduğu annesinin teni, kokusu ve sesi sakinleştirici bir etki yapacak, bu dünyaya gelirken yaşadığı paniğin azalmasında faydalı olacaktır.) Bebeğin doğumdan sonra anne tenine temasının, özellikle sezaryen yöntemiyle gerçekleşen doğumlarda bağırsak florasının gelişimi açısından da faydalı bir etkisi vardır. Vajinal yolla doğan bebekler, bu floranın gelişmesi için gerekli bazı bakterilerle doğum kanalından geçerken tanışmaktadırlar. Ancak sezaryen ile doğan bebekler bu avantajdan yararlanamadıkları için bebeğin doğumdan sonra hemen anne tenine ve memesine konması annelerinde bulunan dost bakteriler sayesinde savunma sistemlerinin güçlenmesini sağlar.

İlk aylarda bebeğinizin en fazla ihtiyacı olan şey düzen, güvenve sevgidir. (Annesini hissedebilmesinin bebeğinizin güvende hissetmesi açısından büyük önemi olduğuna inanılır.) Bebeğiniz doğumdan sonra bebek bakım ünitesinde nazik bir şekilde temizlenir (çoğunlukla bebeklerin ısı kaybından korunabilmesi amacıyla doğumdan sonra banyo yaptırılmaz ancak başları yıkanır ve vücutları temizlenir). Daha sonra kilo, boy ile baş ölçümleri alınır ve giydirilerek annelerinin yanına getirilirler. Bebeğiniz büyürken kilo, boy ve baş ölçümleri düzenli olarak doktorunuz tarafından takip edilecektir. Hangi ölçülerin ortalamalar dahilinde olduğunu ve bu ölçülerin ne şekilde değerlendirilebileceğini görmek isterseniz “Büyüme ve gelişimin izlenmesiisimli yazımızı okuyabilirsiniz. Ayrıca Kidokit’e bebeğinizin ölçüm sonuçlarını girerseniz (boyunu, kilosunu ve baş çevresini) gelişim grafiklerindeki yerini izleme şansınız da olacaktır.

Bebeğinizi ilk günlerde bolca teninize ve kalbinize yakın tutmanızı öneririz. Onunla sakinleştirici bir ses tonuyla konuşmanız, bebeğinizin yüzünü yüzünüze yaklaştırarak göz teması kurmanız ve odanıza gelir gelmez emzirmeye başlamanız birbirinize bağlanmanız açısından ikinize de çok iyi gelecektir.

Bebeğinizin ilk testleri ve aşıları

Bebeğiniz doğduktan sonra bebek bakım ünitesine alınarak sağlık testleri yapılır. Öncelikle doğum sonrası birinci ve beşinci dakikalarda iki kere Apgar skoruna bakılır. Bu testin nasıl yapıldığı ve puanlamasının ne anlama geldiğini öğrenmek için lütfen Apgar skoru” yazımıza göz atın.

Sağlık Bakanlığı’nın çocukluk dönemi rutin aşı takvimine göre bebeğinizin doğumundan sonraki ilk 72 saat içerisinde Hepatit B aşısının yapılması önerilmektedir. Dolayısıyla bebeğinize hastanede Hepatit B aşısı uygulanacaktır. Ayrıca doğumdan sonra rutin olarak K vitamini verilecektir. K vitamini kanda pıhtılaşmayı sağlar. (Aşı takviminin tümünü görmek için lütfentıklayınız.Kidokit’e girmiş olduğunuz doğum tarihine göre çocuğunuza yaptırmanız gereken aşılar takviminize işlenmiştir. Takviminizi ve gönderilen uyarıları takip etmeyi unutmayın.)

Hastaneden çıkmadan önce bebeğinizin topuğundan birkaç damla kan alınarak doğumsal hipotiroid ve fenilketanüri taramaları için kullanılır. Zamanında doğan bebeklerde kan örneğinin mümkün olduğunca taburcu olmaya yakın ancak yedi gün aşılmadan alınmasına dikkat edilir. Genelde doğumdan sonraki üçüncü ve altıncı günler tercih edilir. Test sonucu normal (negatif) çıkan bebeklerin ailelerine herhangi bir bildirim yapılmaz.

Bebeğinizin doğumundan itibaren ilk 10 gün içinde mutlaka işitme testinin yapılması önerilmektedir. Erken teşhis, tedavi için çok önemli olduğundan işitmenin kontrolü büyük önem taşır.

Şimdi gelelim emzirme konusuna…

Anne sütü bebeğiniz için sağlayabileceğiniz en faydalı ve ekonomik besin kaynağıdır. Bebeğiniz doğumdan sonra yanınıza getirildiğinde hemen emzirmeye başlamanız önerilir. İlk kez anne olduysanız ve bebeğinizin de dünyaya daha yeni geldiği göz önünde tutulursa iki tecrübesiz kişinin bir araya gelmesiyle zorlu bir süreç başlıyor olabilir. Ama merak etmeyin bebekler emmeye hazır bir şekilde doğarlar. Anne memesinin kokusu plasenta kokusuna benzediğinden bebeğinizi çıplak göğsünüze koyduğunuzda memenize doğru yönlenmeye çalıştığını görürsünüz. İlk emzirmenin doğumdan sonra en kısa süre içinde gerçekleştirilmesi önemlidir. Ancak her ne kadar bebeğinizin emme refleksi de olsa emme mekanizması aslında oldukça kompleks bir iştir ve acemilik döneminin yaşanması gayet normaldir. Kısa bir sürede ikiniz de tecrübe kazandıktan sonra hem kolay hem de bebeğinizle aranızdaki bağın güçlenmesini sağlayan oldukça keyifli bir deneyime dönüşeceğini göreceksiniz. Bazen zor doğum ya da sezaryen gibi sebeplerle bebeğinizi hemen emzirmeniz mümkün olamayabilir; nitekim ağrı süt üretimini ve akışını engelleyebilir. Bu durumda üzülmeyin. Mümkünse ilk 24 en geç 48 saat içerisinde emzirmeye başlamış olmaya gayret edin.

Göğsünüzden ilk aşamada süt değil de daha yoğun bir sıvının gelmesi sizi şaşırtmasın. Göğsünüzden ilk zamanlarda gelen sıvıya kolostrum (ağız sütü) adı verilir. İlk aşamada süte benzemeyen bu sıvı çok değerli bir besin kaynağıdır; sarımsı ya da kahverengimsi renkte hafif tuzlu ve tatlıdır. İçerisinde protein, çinko, potasyum, sodyum, E vitamini, bağışıklık sistemini güçlendiren immünoglobulin, enfeksiyonlardan koruyan antikorlar, büyüme faktörleri vb. mevcuttur.

Bebeğinizi emziremeseniz de göğsünüzden pompalamak suretiyle temin edebileceğiniz kolostrumu kaşıkla bebeğinize vermenizi tavsiye ederiz. (Kaşık yerine biberon kullanılması daha sonra bebeğin meme emme isteğini azaltabileceğinden önerilmemektedir. Şayet ilk aşamada emzirme mümkün olmadıysa bile ek mamanın kaşıkla ya da minik bir kadehle verilmesinin daha sonra tekrar emzirmeye devam etmeyi kolaylaştırdığı gözlenmiştir.) Kolostrumun kakayı yumuşatıcı etkisi vardır ve bebeğinizin bağırsaklarında biriken ve mekonyum denilen dışkının atılmasına yardımcı olur. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirir, sarılıktan koruma etkisi vardır ve bebeğinizi ileride birçok hastalıktan korur. Yeni doğan bebeğinizin bağırsak florası ve sindirim sistemi henüz tam gelişmemiştir ve özellikle ilk haftalarda enfeksiyon riski yüksektir. Bu riskin azaltılmasında kolostrumun önemi büyüktür.

Emzirme konusuna gelecek hafta daha detaylı olarak değineceğiz.

Sütünüzün, uykunuzun ve huzurunuzun bol olduğu, keyifli günler dileriz.

Leave a reply

Yeni Eklenenler

Ebeveynin işlevi

3 Aralık, 2019

Çocuklar ve korkuları

2 Aralık, 2019

Haber Bülteni

Bültenimize kayıt olun ve bizden haberdar olun.

Kayıt olarak Yasal Metnimizi kabul etmiş sayılırsınız.

Top