10. Hafta gelişim

Merhaba! Kidokit’le haftalık buluşmamıza hoş geldiniz.

Bu hafta bebeğinizin artan salyalarından dokunsal hassasiyete, ileride özgüvenli bir birey olması için bugünlerin öneminden özellikle 0-6 yaşlardaki dokunuşların değerine değineceğiz.

Haydi başlayalım…

Ah o salyalar yok mu?

Bu aralar bebeğinizi taşırken omzunuza bir havlu ya da tülbent koymanızı şiddetle tavsiye ederiz. Nitekim bu haftalarda bebeğinizin salyasının giderek arttığını fark edebilirsiniz. Aslında bebeğinizin dişlerinin çıkmasına henüz vardır. İlk dişler muhtemelen dördüncü ile yedinci ay arasında çıkarlar ancak önce salyalar sonra kaşınmalarla ilk işaretler yavaş yavaş ortaya çıkar. Şayet bebeğiniz erken gelişen bebeklerdense bazen 3. ayı itibarıyla orta alt dişlerden birisi beyaz bir mini nokta olarak ortaya çıkabilir. Tüm bu gelişmelerin sizin için en önemli sonuçlarından biri bebeğinizin bundan böyle bir süre diş etleri her kaşındığında elindekileri ağzına götürmek ve orayı kaşımak dürtüsü olacaktır. Bu da bebeğinizin eline vereceğiniz her objede çok daha dikkatli olmanız anlamına gelir. Eline alabileceği ve ağzına götürebileceği her şeyi gözden geçirin. Sağlıksız, keskin, boğulma riski yaratacak herhangi bir şey olmadığından emin olun.

Kamera analojisi ve emici zihinler

Bebeğiniz sizinle daha fazla iletişime geçtikçe ve algıları güçlendikçe çevresindeki tüm olanları, hareketleri, konuşulanı, hissettiklerini, duyduklarını, tattıklarını, vücut dilini adeta bir sünger gibi emecektir. Montessori felsefesinde buna “Kamera Analojisi” ismi verilir. Bebekler bir kamera gibidir ve adeta çevresinde oluşan her şeyin devamlı olarak fotoğraflarını çekerler. 0-3 yaşlarında bebekler her  şeyi iyi ya da kötüyü henüz bilmeden, bilinçsizce içlerine alıverirler. Bu fotoğraflar kalıcı olmaz ve silinir ancak mutlaka izler bırakırlar. O anda yaşattığı iyi ya da kötü his, korku ya da mutluluk gibi bu fotoğrafların/gözlemlerin yaratacağı her duygu çocuğunuzun beyin ve kişilik gelişimi için önemli birer yapı taşı olacaktır.

Çoğumuz bebeklik dönemlerinde çocuklarımızın hiçbir şey anlamadığını ve bizler için en önemli sorumluluğun onları temiz, pak ve sağlıklı yetiştirmek olduğunu düşünürüz. Ancak her ne kadar bunlar çok önemli olsa da çocuğunuzun bilişsel ve duygusal gelişim süreci bu dönemlerden itibaren büyük bir hızla gelişmeye başlamaktadır. O yüzden bu dönemdeki en büyük amacımız sağlıklı olmaları kadar bebeklerimizde güzel duygular uyandıracak deneyimler yaşatmak olmalıdır. 0-6 yaş inanılmaz önemli bir dönemdir. Çocuklarımızın beyin gelişimlerinin %90’nı beş yaşından önce tamamlanmaktadır. Çocuklarımızın kişiliklerini en az genleri kadar deneyimlemeleri de tanımlar. Bu dönemde yaşadıkları deneyimler ve yaptıkları tekrarlar uzun vadede nasıl bir kişi olacaklarına dair somut sonuçlar doğuracaktır. O yüzden mottomuz “küçük dokunuşlar büyük sonuçlar yaratır”dır. Her gün bilinçli olarak yapacağınız 1-2 ufak dokunuş çocuğunuzun kendisi ve hayatla barışık bir kişi olmasına büyük etkide bulunacaktır. Hayatla ve kendisiyle barışık olmak özgüvenli olmayı getirir.

Özgüvenli bir çocuk yetiştirmek neden önemli ve neden 0-6 yaş?

Özgüven, çocuklarınızın yetişkinlik dönemi başarılarının en büyük belirleyicilerinden olacaktır. Daniel Goleman, Emotional Intelligence (Duygusal Zeka) kitabında, bu konuya yer ayırır. Birçok araştırmayı gözden geçirdikten sonra hangi meslekten, yaştan veya cinsiyetten olursa olsun başarının altında birçok faktör yattığını ve bilginin katkısının sadece %3 ile %7 dolaylarında olduğunu belirtir. En büyük katkının ise %85 dolaylarında insan ilişkilerini yönetmekten, yani duygusal zekadan ve onun temelinde yatan sağlıklı özgüvenden kaynaklandığını ifade eder. Çalışmalarını ve üretkenliğini hayranlıkla izlediğimiz sevgili Doğan Cüceloğlu bu kavramı “Biz’in ben’i olabilen insan” olarak tanımlamıştır. Kidokit’te sizin için hazırladığımız her türlü makale, ileti, oyun ve aktivite çocuklarımızın bağımsızlığını destekleyecek, kendilerini iyi hissetmelerini sağlayacak temel altyapıyı oluşturacak küçük ipuçlarıyla doludur. Ancak çocuklarınıza gerekli dokunuşları hiçbir bilgi, kaynak, kitap ya da video yapamaz. Bu dokunuşları sadece sizler yapabilirsiniz. O yüzden Kidokit olarak öncelikli amacımız bilinçli anne babalar olabilmenizde size ihtiyacınız olan bilgi kaynaklarını zamanlı bir şekilde sunabilmektir. Ebeveynler bilinçli olduklarında yaklaşımları da bilinçli ve destekleyici olacaktır. Sizlerde bu bilinç düzeyini oluşturabilmemiz için bizi takip etmenize ve iletişim halinde kalmamıza ihtiyaç var. Biz kendi sorumluluğumuz olan faydalı içerik yaratma konusunda çok hızlı bir şekilde çalışacağız. Ancak sizlerden ricamız okumayı ve bilinçli olmak için çalışmayı bir köşeye atmamanızdır. Hayatınızı kolaylaştırmak için birçok şey yapmaya çalıştık. Yazılarımızı seslendirdik; aktivitelerimizin videolarını çektik, sizler için bir baskı odası hazırladık ve istediğiniz oyun ve oyuncaklar için gerekli kaynaklara bağlantılar oluşturduk. Farklı ihtiyaçlarınıza hitap edebilmek için de sürekli gelişmeye devam ediyoruz. Şu anda sizden tek beklentimiz 0-6 yaşın önemini anlamanız ve kendi ayakları üzerinde durabilen çocuklar yetiştirmek için gerekli ipuçlarına kulak vermeniz. Çünkü her şeyin temeli bu ilk günlerde atılıyor. Dr. Maria Montessori 0-6 yaşı gelecekteki yetişkinin inşa edildiği dönem olarak tanımlamaktadır. Çocuklarımızın bu dönemde ihtiyaçları olan düzene, güvene, sevgiye ve bağımsızlığa (sınırlı özgürlüklere) sahip olabilmeleri ve onları yetiştirdiğimiz çevrenin gelişimlerini destekler şekilde hazırlanması onlar için yapabileceğimiz en büyük iyiliktir. Kidokit uygulamamızda ve kaynaklarımızda tüm bu alanlarda sizlere rehberlik edeceğiz.

Kendi ayakları üzerinde durabilmeleri sizin sayenizde olacak…

Kendi ayakları üzerinde durabilmek ve bağımsızlık onlar için çok önemli. 0-6 yaşın önemi ve bağımsızlık konularına önümüzdeki haftalarda daha fazla değineceğiz.

Bebeğiniz banyo yapmaktan hoşlanmıyor mu?

Kafasına her su döküldüğünde, bebeğiniz ağlama krizi mi geçiriyor? Tırnaklarını kestirmekten rahatsız mı oluyor? Eğer cevabınız evet ise çocuğunuz dokunsal hassasiyet yaşıyor olabilir.

Dokunma duyarlılığı veya aşırı duyarlılık, kişiyi kendine özgü, zararlı veya acı içinde hissettiren alışılmadık veya artmış duyarlılık hissidir. Başka bir deyişle dokunsal hassasiyet veya dokunsal hypersensitivite olarak da adlandırılır. Diğer duyusal işleme konularında olduğu gibi, dokunsal duyarlılık hafiften ağıra doğru derecelendirilir.

Dokunsal hassasiyetin, beynin dokunsal girdiyi işleme biçiminden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu hassasiyeti taşıyan kişiler için temas, kişiye eziyet hissettirir ve mümkün olduğunca dokunmadan kaçınır.

Dokunsal hassasiyet yaşayan bebeklerimiz özellikle bazı tür giysilerden, patiklerden, şapkalardan, eldivenlerden hoşlanmazlar. Etiketler, kumaş türü, vb. onları rahatsız eder. Banyo yapmaktan, tırnaklarını kestirmekten ve bunun gibi öz bakım becerilerinden ciddi anlamda rahatsız olup tepki gösterirler.

Böyle bir durumda dikkat edeceğiniz en önemli nokta bu hassasiyetin günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyip etkilemediğidir. Bebeğiniz bunları anlamanız için henüz çok küçük olabilir ancak bu tarz gözlemleriniz varsa bu konuyu takip etmeniz önemlidir. Unutmayın ki her zaman erken müdahale en doğru yaklaşımdır. Eğer bu tür davranışların çok olduğunu hissediyor ve bunların bebeğinizin hayatını etkilediğini gözlemliyorsanız muhakkak bir ergoterapist tarafından değerlendirilmesini öneririz. Kidokit uygulamamızda her dönem dokunsal uyaranlara yer veren farklı aktiviteler öneriyoruz. Bu aktivitelere bebeğinizin duyu gelişimi ve bilişsel gelişimi açısından çok faydalıdır.

Çok sağlıklı ve güzel bir hafta dileriz.

Çocuk Gelişim Uzmanınız Kidokit

İlginizi çekebilecek diğer İçerikler

34. Hafta gelişim

Kidokit’le haftalık buluşmamıza hoş geldiniz. Bebeğiniz artık büyüyor ve ileride kendi ayakları üzerinde durabilen, özgüveni yüksek bir birey olması için yapabileceğiniz en güzel şeylerden birini

Sabrım kalmıyor bazen

Önemli Noktalar Ebeveyn olarak çocuğunuzun disiplininde en çok zorlandığınız konulardan biri de sabırlı olmak olabilir. Çocuğunuz yaramazlıklarıyla sizi üzebilir, siz de elinizde olmadan kızıp öfkelenebilirsiniz

Aşırı korumacılık ve bağımsızlık ihtiyacı

Önemli Noktalar Bağımsızlık çocuklarımız için çok önemlidir. Bağımsızlığı verilmeyen çocuk kendine güven duyamaz, denemekten korkar ve aslında kendi başına yapabileceği birçok şeyi yardım almadan yapamayacağı

2 yaş öncesi dijital dünya için çok erken!

Önemli Noktalar 2 yaş öncesi dönemde bebeğinizin en çok ihtiyacı olan şey insan dokunuşu ve iletişimidir. Bebeklerimizi (ve hatta iki yaşından önce çocuklarımızı) televizyon karşısına

39. Hafta gelişim

Merhaba! Kidokit’le bu haftaki buluşmamıza hoş geldiniz. Bu aylar günlük yaşam ve özbakım becerileri açısından çok önemli olduğundan bu haftaki yazımıza bu konuyla başlıyoruz.

Ek gıdaya geçiş takvimi

Önemli Noktalar Anne sütünün verilmesinde bir sakınca yoksa ilk 6 ay boyunca sadece anne sütü önerilmektedir. Altıncı ay pek çok bebek için şayet öncesinde geçmediyseniz

18. Hafta gelişim

Merhaba! Kidokit’le haftalık buluşmamıza hoş geldiniz. Kidokit ekibi olarak yeni bir haftaya merhaba diyoruz. Bebeğinizin gelişimi hızla devam ediyor. Bakalım sizi bu hafta neler bekliyor?

Bebeklerde uyku

Önemli Noktalar Her bebek farklıdır ve önemli olan annenin bebeğini tanıması ve onun uyku ipuçlarını yakalamasıdır. Gece – gündüz döngüsünün oluşması için sabahları pencerenin açılıp