27. Hafta gelişim

Kidokit’le haftalık buluşmamıza hoş geldiniz.

Son dönemlerde ruh halinizde birçok ani değişim oldu. Artık bu ani değişimlere maruz kalan sadece siz olmayacaksınız, bebeğinizin de bu tür değişimlerine tanık olmaya başlayacaksınız. Gelin bakalım neymiş bu değişimler?

Bebeğinizin şu aralar ruh halinde ani değişimler olabilir…

Bebeğiniz memnuniyetini ve sıkıntısını seslerle ifade etmeye başlar. Ses tonlarından karşısındakinin ruh halini anlamaya çalıştığını ve karşısındakilerin tepkisine göre yüz ifadesinin değiştiğini gözlemleyebilirsiniz. Dikkat çekmeyi ve sosyalleşmeyi sevmeye başlamaktadır. Artık herkese gülmeyebilir. Seçici olmaya başlar. Yabancılara yüz vermezken hatta bazen varlıklarından dolayı endişe duyarken yanında olmasından hoşlandığı kişilerle iletişime geçmekten hoşlanır. Yabancı korkusu her bebekte görülmez ve görülenlerde de genelde altıncı ve dokuzuncu aylar arasında yoğunlaşır ve yaklaşık iki yaş civarında da yok olur.

Artık ismime tepki vermeye başlıyorum

Bu dönemdeki en güzel gelişmelerden birisi bebeğinizin artık kendi ismini duyduğunda tepki vermeye başlamasıdır.

Her bebek geçici olarak farklı şeylere odaklanabilir. Örneğin ses çıkarmaya, farklı objeleri incelemeye, motor kaslarını çalıştırdığı hareketlere vb. Bundan sonra bebekleriniz için yapabileceğiniz en güzel şey odaklandıkları ya da öğrenmek için heveslendikleri konu ne ise mümkün olduğunca bu konudaki çalışmalarını güçlendirebilecek doğru çevreyi ve oynayabileceği doğru materyalleri sunmaktadır. Kidokit uygulamamızda size her ayın genel özelliklerine göre oyunlar ve oyuncaklar sunuyoruz. Bunun yanı sıra farklı alanları destekleyen oyun ve aktivitelerimizi de gruplandırıyoruz ki o alana bir yatkınlık gördüğünüzde doğru dönemde doğru oyunlarla oynayabilin.

Bebeğinizin duygusal gelişimine destek olmak…

Bebekleriniz ve çocuklarınız kendilerini sizler/ebeveynleri yoluyla algılarlar: Ebeveyni tarafından reddedilen çocuklar sevgiyi hep başka yerde ararlar ve duygusal olarak bağımlı olurlar. Özgüvenleri olmaz. Bir kısmı daha sonra bunun üstesinden gelebilirler ama bunun için çok çaba sarf etmeleri gerekebilir. Ebeveynler bilinçli ve sevecen olduğunda, çocuklarına ihtiyaç duydukları dikkati ve özeni verebildiklerinde; yani çocuklar tüm bunları yeteri kadar alabildiklerinde daha kolay bağımsızlık kazanırlar.

Çocuklarınızı size ve ailesine bağlı, sevgi dolu ve saygılı aynı zamanda da bağımsız bir çocuk olarak yetiştirmek mümkün…

Önümüzdeki ay itibarıyla bebeğiniz yeni bir döneme giriyor. Önce oturabilmeye sonra da ayaklanmaya başlayacak. Yatar pozisyonunu değiştirmesi dünyayı farklı açılardan gözlemleyebilmesine katkıda bulunacak. Bunun yanı sıra yürümesi deneyimlerinin hızla artmasını sağlayacak.

Bu dönemde sizin takınabileceğiniz iki rol var:

1- Aşırı korumacı ebeveynler olarak onu önüne çıkan her engelden korur; her seferinde ikaz eder ve hata yapmasını engellemek için elinizden gelen her şeyi yapabilirsiniz. (Kidokit ekibi olarak bu rolü önermiyoruz.)

2- Dikkatli, özenli, duygularını adlandıran ama müdahaleci olmayan bilinçli ebeveynler olarak bağımsızlığını ve kendi kapasitesini tanıyabilmesi için ona yol açarsınız. Bunu yaparken sürekli müdahale etmek yerine ihtiyacı olduğu zaman ona tüm dikkatinizi verir, bulunduğu ortamı güvenli kılar ve çevresinde onu destekleyecek objelerin var olmasını sağlarsınız. Gerisini o kendi başına yapmaya çalışır. Bazen başaramaz ama denedikçe daha iyisini yapabildiğini görür ve başardığında da inanılmaz bir keyif alır. Her denemede yeni şeyler öğrenir ve kendine güveni artmaya başlar.

Çoğumuzun belki biraz da kültürümüzün de getirdiği yaygın bir “aşırı korumacılık” eğilimimiz mevcuttur. Bunu çocuklarımızı çok sevdiğimiz için ve onları mutlu etmek için yaparız. Onlar için bir şeyler yaptığımız zaman çocuklarımıza yardım etmenin keyfini ve doyumunu yaşarız. Ancak maalesef bunları yaparak bir yandan onlara anlık mutluluklar yaşatırken bir yandan uzun vadeli gelişimlerinden sapmalarına ve ileride mutsuz olmalarına sebep olabiliriz. Bize ya da bir başkasına bağımlı olmalarına yol açabiliriz.

Çocuğumuz için verebileceğimiz en büyük destek… Sevgi dolu bir ortam yaratarak kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlamaktır.

Araştırmalar çocuklarınız için verebileceğiniz en büyük desteğin onlara olan sevginizi göstermekle, onlara tüm dikkatimizi vererek kaliteli vakit geçirmeye özen göstermekle olabileceğini gösteriyor… Çocuklarımızda vakit geçirirken zamanımızın bir kısmını onların duygularını ve olanı yansıtarak geçirmek çok önemli ki duygularını zamanla anlamlandırabilsinler. Aktivite yaparken de onlara çok fazla müdahale etmeden, aktiviteleri onlar için ya da onlar yerine yapmadan vakit geçirmekte fayda var… Onların düşünmelerine izin vererek; onlar yerine düşünüp yanıtları söylemeden. Bırakalım kendi hatalarını yapsınlar. Her hata doğrusunu öğrenmek için bir fırsattır. Bırakın kendileri çözüm yolları bulsunlar. Bazen bizim hiç aklımıza gelmeyecek yolları bulabilme kapasiteleri mevcuttur. Bırakın onlara güvendiğimizi hissetsinler. Yemek yerken önce yere döksünler, kaşığı yanlış tutsunlar ve bu yanlışlarla doğruyu yapabilmeye kendilerini hazırlasınlar. Bugün siz yedirirseniz belki yerler kirlenmez ama okul hayatı boyunca yemekten pislenmiş giyeceklerle uğraşmak zorunda kalırsınız. Ayrıca kendi kendine yeme alışkanlığı olmayacağı için düzenli ve sağlıklı yemek yemeyi ancak ağzına zorla verilmesiyle bağdaştırabilir. Yapabileceğiniz en güzel şey yemek yere dökülürse kalıcı lekeleri engelleyecek önlemi almak, yemek yerken ona mutlu olacağı bir yemek masası hazırlamak, yeme alışkanlıklarını bebeklikten başlayarak düzenleyerek sağlıklı beslenmesine destek olmak ve bir şey kırılırsa kendisine zarar vermemesi için süreç boyunca yanında olarak müdahale etmeden sabırlı bir şekilde çocuğunuzu gözlemlemektir. Başlangıçta birçok şeyi çok ağır yapacaktır ama olsun. O yemek bir türlü bitmek bilmeyecek belki de. Sabırlı olmak herhalde bu süreçte en fazla ihtiyacınız olan şey. Şu an sabretmenizin ileride sizi çileden çıkaracak pek çok tavır ve davranışı önlemeye hizmet edeceğini hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın.

Çocuklarınıza keşfetmeleri için imkan ve zaman vermenin önemi ile ilgili güzel bir örnek Dr. Bahar Eriş’in “Her Çocuk Üstün Yeteneklidir” kitabında yer alıyor.  Dr. Eriş, “Çocuğun Merakını Nasıl Canlı Tutarsınız” makalesinde Amerika’da yapılan bazı çalışmalarının sonuçlarını aktararak araştırmaların çocukların oyun oynarken aslında bir nevi deney yaptıklarını ve bu şekilde dünyanın işleyişini keşfettiklerini ortaya koyduğunu belirtiyor. Ayrıca, bilgiyi tepsiden sunmanın ve çocuğun keşfetmesine olanak tanımamanın yaratıcı düşünceyi de engellediğini belirtiyor. Dr. Eriş’in makalesine http://www.bahareris.com/cocugun-merakini-nasil-canli-tutarsiniz/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Aşırı korumacılığın sonuçları…

Gelin ebeveynlerin aşırı korumacı olmasının ne gibi sonuçlar yarattığını literatür taramalarından sizlerle paylaşalım: Aşırı korumacı ebevenyler son dönemde “helikopter ebeveynler” olarak da adlandırılmaktadır.

1- Çocuğun doğal büyüme potansiyelinin baskı altına alınmasına neden olur.

2- Çocuğun risk almasını ve fikir geliştirmesini engeller.

3- Çocuğa yetersiz olduğu mesajı yayar ve özgüvenini olumsuz etkiler. (Özgüven başarı ilişkisini  hatırlarsak başarısını da olumsuz etkileyebileceğini söyleyebiliriz.)

4- Aşırı korunduğu için çocuğun dünyanı çok ürkütücü bir yer olduğuna inanmasına yol açar. Çocuğa korunmaya ihtiyacı olduğu mesajını verir. Bebeklerin tek başına yapacağı itme, çekme hareketleri yetişkin olduklarında “hayır” diyebilmelerini de etkileyecektir.

5- Bağımlılığa neden olur.

6- Ebeveynin sevgisini kazanmanın tek yolunun korumayı kabul etmek olduğu hissinin sıklıkla oluşmasına neden olur.

Ebeveynler olarak bizlerin hazır bulunuşumuz ve ilgili olmamız çok önemlidir ancak kendi kaygılarımız ve gereksiz müdahalelerimiz çocuğumuzu geriletmemelidir. Çevresiyle kolay uyuşması için çocuğumuzun riskler almasına izin vermeliyiz. Bağımsızlık, çocuğun anneden ayrılma ve bağımsız kimliğinin oluşması sürecinde kilit unsurdur.

Hepiniz için bağımsızlığını kazanabilmiş, sizlere ve ailesine bağlı, özgüveni yüksek ve sağlıklı çocuklar yetiştirebilmeyi diliyoruz. 

Çocuk Gelişim Uzmanınız Kidokit

İlginizi çekebilecek diğer İçerikler

Bebek taşımanın incelikleri

Önemli Noktalar Bebeklerde gelişim, ilk olarak baş ve boyun kaslarında başlar ve sonra üst bedenden alt bedene doğru gelişim devam eder. Bebeğinizi kaldırırken bir elinizle

52. Hafta gelişim

Kidokit’le haftalık buluşmamıza hoş geldiniz. Mutlu yıllar bebeğinize. Bu hafta sizlere pratik ipuçları vermeden önce biraz teorik bilgiler de vermek istiyoruz. Kidokit olarak amacımız eğlendirmek

Alternatif okullar

Önemli Noktalar Alternatif eğitim bireysel farklılıklara değer verirler ve alternatif okullar yaşarak ve deneyimleyerek öğrenme sürecine dayanırlar. Montessori yaklaşımı ise çocuk merkezli alternatif bir eğitim

Çocuklar ve korkuları

Korku tüm duygular gibi insanidir ve çocuklar birçok nedenle korku hissedebilir. Örneğin, bir hayvanı görmekten, bir eşyaya dokunmaktan, denize girmekten, tuvalete gitmekten, anne babadan ayrı

Hamilelikte kıyafet ve ayakkabı seçimi

Önemli Noktalar • Hamileliğin her döneminde ayrı ayrı kıyafet satın alma imkanınız olduğu gibi karnınız büyüdükçe özel kemerleri sayesinde bollaştırarak giyebileceğiniz kıyafet seçenekleri de mevcuttur.

Kolostrumun önemi

Önemli Noktalar Doğumdan hemen sonra ilk üç gün içinde gelen ve kolostrum olarak adlandırılan süt özel bir yapıya sahiptir ve bu sıvıda otuzdan fazla madde

35. Hafta gelişim

Merhaba! Kidokit’le haftalık buluşmamıza hoş geldiniz! Bebeğinizin kişiliği artık daha belirgin olarak ortaya çıkıyor. Sizlere hala bağımlı olmakla birlikte muhtemelen kendi isteklerini de göstermeye ve

23. Hafta gelişim

Merhaba! Kidokit’le haftalık buluşmamıza hoş geldiniz. Kidokit’le tekrar sizle birlikte olmak çok güzel! Aslında bu döneme kadar bebeğinizin gelişimi çok hızlıydı ama bir kısmını kendi